AIDS, Hippi Perihan, Kızlarının Irzına Geçmekten Korkan Babalar ve Dünyanın Çivisi…

Sevgili blog. Dünya AIDS günü için eski gazeteleri tarıyorum. Arşivimiz inanılmaz. Bunlara bakınca sağlı sollu “eskiden bu kadar manyak yoktu”, “bu toplum giderek bozuldu” yakınmalarının ne kadar gerçeklikten uzak olduğunu görüyor insan. Mesela bu Türkiye’den, hippi Perihan diye biri geçmiş. (Hatta Feri Cansel tarafından canlandırıldığı, bir adı da Korkunç Arzular olan bir filmi de yapılmış. Babaevinden kaçan Müjde Ar’ın başına gelenler tadında bir şey olsa gerek, ama bulup izleyemedim) Bu kızın -yaşı 18’miş- ölüp ölmediğinden tam emin olmamakla birlikte -annesinin mezarının başında ağladığı yolunda haberler var, ama birkaç yıl sonra Hippi Perihan hostes oldu diye  başka bir haber karşımıza çıkıyor, ben pek benzetemedim ama bilemiyorum- babasının arkasından “mikrop” dediğini aktarıyor 09 Ocak 1970 Günaydın gazetesi. (tamam itiraf ediyorum bunun AIDS araştırmamla ilgisi yoktu, ama hemen öncesinde karşıma çıkmıştı ve yazacağım bağlama yakıştığı için onu da yazıya dahil etmek istedim)

6625_6942

Özellikle alt yazılara dikkatinizi çekmek isterim: 

SULTAN AHMET’E DÜŞEN KIZ.

HER ŞEYE RAĞMEN ÜZÜLDÜ. (kızının ölmesine)

KENDİNE HAS BİR POZU.

Ne bileyim değişik. Ama çivinin çıktığı yer tam burası değil.

Tarih 11 Ağustos 1991. Tempo dergisinin Vurun Dönmeye 2 (birincisi çok tutmuş olmalı) kenar başlıklı sayısı, insanların takıntılarına yer vermiş. “Ya kızımın ırzına geçersem” endişesiyle yaşayanlar da unutulmamış. (Bravo?) Okuyamayanlar için, bu takıntı kapağa şöyle yansımış: “Irza geçmekten hizaya getirmeye HER ŞEYE TAKIYORUZ!” Hemen altında da yanılmıyorsam g.t resmi var. G.tün hemen kuzeydoğusunda Fransız devrimci Regis Debray’la exclusive röportaj yapıldığını öğrenip seviniyoruz. (gizli dönmeseverler, you can use it!) “Türkiye neden ABD’nin bu denli dümen suyunda gidiyor?” diye sitem etmiş Regis Bey. Bu dönem aynı zamanda Savaş Ay’ın kadın kılığında arka sokakları dolaştığı dönemmiş.  

, 110891

Gelelim çiviye… 6 Kasım 1991. Milliyet’in cefakar muhabiri-leri büyük bir fedakarlık örneği sergileyerek Danimarka’daki seks fuarına gitmiş. Benim en çok şaşırdığım sol alttaki arkadaşın -mesela onun bugün ne halde olduğunu düşün, ağla- meme uçlarını görebilmekti. Yani evet, “kırmızı nokta”yı hatırlıyorum ama gazetelerde meme… Hani, ulan, şey… ÇOLUK/ÇOCUK?? BUNNARI ÇOCUK ÇOLUK GORUYOR LAN!?

061091

Gelelim en sevdiğim kısma… 1992 yılının ilk günü (neler verirdiniz o güne gitmek için? :)) Milliyet’in (evet Milliyet again, arşivi açık tek kaynak onlar çünkü) başlığı: “REZALET DE İTHAL ETTİK”

Bu rezaletler, geçtiğimiz yıllardaki Taksimli-tacizli yılbaşılarına benzemiyor. Şu açıdan benzemiyor bir kere: Karılar azgın, erkekler mahcup. (Yüzler kızardı, utançlarından öldüler) Karılar azgın çünkü Avrupa’dan geliyorlar, erkeklerin yüzleri kızarıyor çünkü ilk kez böyle bir şey görüyorlar. Şey… “Salatalıklar elden ele, ağızdan ağıza…” diye anlatıyor muhabir. Ben çok üzüldüm. O muhabircik nasıl katlanmış o pis kızlara, salyalı hıyarlara filan. Sabaha kadar sürmüş rezillik. Sayfaya rastlama sebebim olan pezeveng AIDS de o sırada bir şeylere “gülüyormuş”. (mecaz, evet)

aaa

Demek kadınlar da zevk alınca seks böyle bir şey oluyor. Bak iğrendim şimdi.